Hamilelik sürecinde ve doğum sonrası dönemde yapılan psikolojik sağlık taramaları, hem anne sağlığına hem de kalp hastalıklarının önlenmesine önemli katkılar sağlayabilir. Amerikan Kalp Derneği’nin yeni bildirisine göre, gebelik döneminde ruh sağlığı desteği kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi için kritik bir öneme sahip. Rapora göre, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik sorunlar hem gebelik sürecini hem de doğum sonrası dönemi zorlaştırıyor, gebelik komplikasyonlarını artırıyor ve uzun vadede anne sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle düşük gelirli gruba dahil kadınlar, psikolojik sağlık problemlerine karşı daha yüksek risk taşıyor.
Kalp hastalıkları, anne ölümlerinin en yaygın nedenlerinden biridir. Yapılan araştırmalar, psikolojik sağlık sorunlarının gebelik komplikasyonları ve uzun vadeli kalp hastalıkları riskini artırdığını göstermektedir. Özellikle depresyon ve anksiyete, gebelikle ilgili olumsuz sonuçlara ve kardiyovasküler hastalık riskinin artmasına neden olabilir. Ayrıca psikolojik sağlık sorunları nedeniyle anneler tütün kullanımı, yetersiz beslenme, düzensiz uyku ve alkol-toksik madde kullanımı gibi zararlı alışkanlıklar edinebilir. Bu da hem annenin hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Amerikan Kalp Derneği’nin yeni bilimsel raporu, psikolojik sağlığın kalp sağlığı ile doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, gebelik sürecinde ve doğum sonrası dönemde kapsamlı ruh sağlığı taramalarının önemini vurguluyor.
Hamilelik, hem bedensel hem de zihinsel sağlık açısından kritik bir dönemdir. Ancak birçok sağlık profesyoneli, psikolojik sağlık ile kalp sağlığı arasındaki bağlantıyı yeterince bilmemekte ve psikolojik taramaları standart bir uygulama olarak görmemektedir. Uzmanlar, psikolojik sağlık taramalarının, tansiyon ve diyabet gibi diğer kalp hastalığı risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini önermektedir.
Bu kapsamda, gebelik ve doğum sonrası dönemde depresyon ve anksiyete taraması için kullanılan Hasta Sağlığı Anketi (PHQ-9) gibi evrensel tarama araçları, erken teşhis ve tedaviye olanak sağlayabilir. Bu taramaların ilk doğum öncesi kontrolde yapılması ve gebelik boyunca en az bir kez daha tekrarlanması gerekmektedir.
Ayrıca, depresyon ve anksiyeteyi tetikleyen sosyal faktörler de göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlar arasında; aile içi şiddet, uyku bozuklukları, işsizlik, sosyal destek eksikliği, travmatik deneyimler ve ırkçılık gibi faktörler yer almaktadır. Önceki gebeliklerde yaşanan düşükler, dış gebelik veya hamilelik sırasında yüksek tansiyon gibi komplikasyonlar da psikolojik sağlık sorunları için risk oluşturabilir.
Hamilelikte Alınan D Vitamini Çocukların Kemik Sağlığını Yıllarca Koruyor
Gebelik ve doğum sonrası dönemde psikolojik sağlık bakımı, kültüre duyarlı ve aile odaklı olmalıdır. Annenin ve ailesinin kararlara katılımı teşvik edilerek tedavi seçenekleri hakkında bilgilendirme yapılmalıdır. Özellikle depresyon ve anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçların gebelik ve emzirme döneminde güvenli olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Ayrıca, ilaç dışı tedavi yöntemlerine de önem verilmelidir. Bilişsel davranış terapisi, egzersiz, stres yönetimi ve sosyal destek mekanizmaları, gebelik ve doğum sonrası dönemde ruh sağlığını destekleyen önemli faktörler arasında yer almaktadır.
Hamilelikte ruh sağlığı hizmetlerinin entegrasyonunu engelleyen bazı faktörler bulunmaktadır. Bunlar arasında, ruh sağlığı sorunlarına yönelik damgalama (stigma), ebeveynlerin çocuk koruma hizmetlerinden korkması, klinik zaman kısıtlamaları, sağlık çalışanlarının yetersiz eğitimi ve finansal geri ödeme sorunları yer almaktadır.
Gebelik diyabeti (hamilelik şekeri) nedir? Testi ve tedavisi
Bu engelleri aşmak için;
Ayrıca, uzun vadeli araştırmalara daha fazla kaynak ayrılması gerekmektedir. Perinatal psikolojik sağlığın kalp-damar hastalıkları ve diğer kronik hastalıklarla ilişkisini anlamak için kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Perinatal Dönemde Psikolojik Sağlığın Optimizasyonu: Anne Kardiyovasküler Sağlığı Üzerine Bir Güncelleme – Amerikan Kalp Derneği Bilimsel Bildirisi
Perinatal psikolojik sağlık sorunları (örn. perinatal depresyon, anksiyete), ABD’de anne ölümlerinin önde gelen nedenleri arasındadır ve olumsuz gebelik sonuçları, uzun vadeli kardiyovasküler etkiler ve nesiller arası nörogelişimsel sonuçlarla ilişkilidir. Bu riskler, perinatal kardiyovasküler sağlığın önemli bir belirleyicisi olarak anne psikolojik sağlığının ele alınmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu nedenle, perinatal psikolojik sağlığın tüm yelpazesini tanımak ve hem hastalar hem de klinisyenler için bu dönemde tarama ve yönetim seçenekleri hakkında rehberlik sağlamak hayati önem taşımaktadır.
Sağlıklı bir hamilelik süreci ve doğum sonrası için faydalı öneriler
Amerikan Kalp Derneği’nin bu bilimsel bildirisi, anne kardiyovasküler sağlığını psikolojik sağlığı da kapsayacak şekilde yeniden tanımlamakta, psikolojik sağlık ile kardiyovasküler sonuçlar arasındaki ilişkiye dair güçlü kanıtlar sunmakta, sosyal ve çevresel faktörleri vurgulamakta ve perinatal döneme odaklanarak psikolojik sağlığın anne kardiyovasküler sağlığına nasıl entegre edileceği konusunda rehberlik sunmaktadır. Ayrıca, perinatal psikolojik sağlığın kardiyo-obstetrik bakımda sürekli olarak ele alınmasını sağlamak amacıyla, davranışsal ve farmakolojik müdahaleleri içeren bakım modellerinin oluşturulmasına yönelik fırsatları tanımlamakta, psikolojik sağlık hizmetlerinin daha iyi entegrasyonu, doğum sonrası uzun vadeli takip ve bu modellerin karşılaştırmalı etkinliğinin değerlendirilmesine yönelik iş birliği olanaklarını tartışmaktadır.
Kaynaklar ve Referanslar:
1- Optimizing Psychological Health Across the Perinatal Period: An Update on Maternal Cardiovascular Health: A Scientific Statement From the American Heart Association, Journal of the American Heart Association (2025). DOI: 10.1161/JAHA.125.041369YAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?