AstraZeneca, kanseri ölüm nedeni olmaktan çıkarma vizyonuyla sağlık hizmetleri ekosisteminde çözüm ortağı olarak çalışmalarını sürdürüyor

2 Nisan 2025   |    3 Nisan 2025    |   Kategori: Onkoloji Print

AstraZeneca, “kanseri ölüm nedeni olmaktan çıkarma” vizyonuyla erken teşhis, tedaviye eşit erişim, toplumsal farkındalık ve bilimsel iş birlikleri odağında çalışmalarını sürdürüyor. Birçok farkındalık projesiyle halkı bilinçlendiren şirket, 2020 yılından bu yana 2 milyar TL’yi aşan klinik araştırma yatırımlarıyla da tanı ve tedavi süreçlerine katkı sağlıyor. AstraZeneca Türkiye’nin Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış ve Medikal Direktörü Dr. Deniz Ertürk Erem, Ulusal Kanser Haftası özelinde, onkoloji tedavi alanındaki vizyonlarını ve kanser ile mücadelede yaptıkları çalışmaların detaylarını Medikal Akademi ile paylaştı.

Kanser, dünya genelinde milyonlarca insanın hayatını etkileyen ve tedavi edilmesi zorlu bir hastalık. 2022 yılında dünya genelinde 20 milyon kanser vakası kaydedildi, yaklaşık 9,7 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybetti.(1) Yıllık kaydedilen kanser vakasının 2040 itibarıyla 30 milyon kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor.(2) Bu veriler, kanser hastalığıyla ilgili farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmaların ne denli önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Onkoloji tedavi alanına en çok yatırım yapan ilaç şirketlerinden biri olarak kanser tedavisini dönüştürmek için kanseri ölüm nedeni olmaktan çıkarma vizyonu ile çalıştıklarını vurgulayan AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış, “Bu vizyonumuz doğrultusunda erken tanıyı artırmak ve herkesin kanser tedavilerine eşit şekilde erişebilmesi için kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşları ile iş birlikleri yaparak toplumsal farkındalık yaratmak için çalışmalar yürütüyoruz. Yenilikçi ilaçlar geliştirmenin ve sağlığın hizmetine sunmanın ötesinde amacımız, sağlık alanında yaptığımız iş birlikleri ile baştan sona hasta yolculuğunun önemli bir çözüm ortağı olmak ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda en anlamlı etkiyi yaratmak için sahip olduğumuz yetkinlikleri kullanarak olumlu bir değişim yaratmak. AstraZeneca’da bu hedefler doğrultusunda paydaşlarımız ile klinik araştırmalar, gerçek yaşam verisi çalışmaları, klinik uzlaşı rehberleri, sağlık ekonomisi çalışmaları, farkındalık ve erken erişim programları ile hastalığın her evresini anlamak ve çözüm geliştirmek için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış

AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış

“Toplumu bilinçlendirerek erken tanı konusunda farkındalığa katkı sağlıyoruz”

“Kanserle mücadelede farkındalık çalışmaları, erken teşhisin önemini ortaya koyarak tedavi ve iyileşme şansını artırıyor, daha iyi tedavilerin ve kanserle mücadele stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı oluyor.” diyen Barış, AstraZeneca’nın bu alanda yaptığı çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “Farkındalık çalışmalarının toplum üzerinde kalıcı etkiler yaratabilmesi ancak yıllara yayılarak ve sürekli bir şekilde gerçekleştirildiğinde mümkün oluyor. Biz de bu nedenle hastalık farkındalık çalışmalarımızı sürdürülebilir şekilde yürütmeye önem veriyoruz. Onkoloji alanında koşulsuz katkıda bulunduğumuz ‘Akciğerimizi Okuyoruz’, ‘Kendini Tanı, Erken Tanı’, ‘Kontrol Sende Cevabı Gende’ gibi farkındalık projeleri bu çalışmalarımıza verebileceğimiz örneklerden.

Bu kapsamda son olarak, akciğer kanseri ve kronik solunum yolu hastalıklarının erken teşhisi ve yönetimi konusunda farkındalık yaratmak, bilimsel araştırmaları desteklemek ve yenilikçi çözümler geliştirmek amacıyla Akciğer Sağlığı İnisiyatifi’ni hayata geçirdik. İnisiyatifin www.akcigersagligiinsiyatifi.com web sitesi ve Akciğer Sağlığı İnisiyatifi Instagram ve Facebook hesaplarından akciğer sağlığı hakkında en güncel bilimsel verilere erişim sağlıyoruz. Ayrıca inisiyatif kapsamında Türk Tıbbi Onkoloji Derneği iş birliği ile “Belirti Yoksa da Yok Sayma” farkındalık kampanyasını başlattık. Kampanya ile akciğer kanseri risk faktörleri, belirtileri ve erken tanının önemine dikkat çekmeyi hedefliyoruz.”

Kadın kanserleri olan meme ve over kanserlerinde de erken teşhisin önemine dikkat çektiklerini söyleyen Barış, “Bu kapsamda, İhtiyaç Haritası ve Kanser Savaşçıları Derneği’nin, AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteği ile yürüttüğü “Kendini Tanı, Erken Tanı Meme Kanseri Farkındalık Hareketi” kapsamında kontrol ve teşhisin önemi anlatılarak kadınların meme kanseri konusunda bilgilendirilmesi ve kendilerine en yakın Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nde (KETEM) taramalarının yapılması amaçlanıyor. “Kendini Tanı, Erken Tanı Meme Kanseri Farkındalık Hareketi” kapsamında bugüne kadar Türkiye’nin farklı bölgelerindeki illerde yaklaşık 1.000 kadına bilgilendirme eğitimleri verildi. Eğitim verilen kadınların İhtiyaç Haritası tarafından en yakın KETEM’lerde taramalarının yapılması sağlandı.

Ayrıca Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, koşulsuz desteğimiz ile meme ve yumurtalık kanseri hakkında toplumu bilgilendirmek amacıyla “Kontrol Sende Cevabı Gende” internet platformunu hayata geçirdi. Oyuncu ve heykeltıraş Arzum Onan’ın da elçiliğini yaptığı proje kapsamında yayına alınan cevabigende.com adresinde yer alan anketler ile kadınlar meme ve yumurtalık kanseri risk faktörlerine sahip olup olmadıklarını öğrenebiliyor. Web sitesinde ayrıca toplumu bu kanser türlerinin önemi konusunda bilgilendiren çarpıcı verilere de yer veriliyor.” dedi.

“Yapay zekâ ve dijital teknolojileri etkin bir şekilde kullanıyoruz”

AstraZeneca’nın onkoloji alanında yapay zekâ ve dijital teknolojilerden de faydalandıklarını aktaran Barış şunları söyledi: “Üniversiteler, araştırma merkezleri, kamu ve özel sektör ile iş birlikleri teşvik edilerek yenilikçi çözümler geliştirilmesi ile ülkemizde dijital sağlık çözümlerinin ortaya çıkması desteklenebilir. AstraZeneca olarak hastalıkların erken tanısında yapay zekâ uygulamalarının rutin bir şekilde kullanılması amacıyla pek çok ülkede akciğer kanseri alanında üniversitelerle iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. Global olarak, yapay zekâ çözümleri tedarikçisi Qure.AI iş birliği ile yapay zekâ tabanlı teknoloji kullanılarak beş milyon hastanın akciğer grafilerinin taranarak erken tanıyı destekleyecek teknolojilerin gelişimine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Sağlıkta en iyi sonuçların insan ve yapay zekâ iş birliği ile elde edilebileceğine ve bu iş birliğinin sağlık çalışanlarının iş yükünü hafifletirken hastalara daha etkin çözümler ve tedaviler sunacağına inanıyoruz.

Kanser bakımını, kişiye özel ve kaynaklara uygun çözümleri sunarak çok paydaşlı bir çabaya dönüştürmek ve hasta sonuçlarını iyileştirmek için çalışıyoruz. Dijital teknolojilerden daha fazla faydalanmak ve sağlık bilimleri alanında küresel inovasyonu hızlandırmak amacıyla 2023 yılında “Evinova” birimini kurduk. “Evinova”, AstraZeneca bünyesinde ayrı bir sağlık teknolojisi birimi olarak faaliyet gösteriyor ve küresel çapta klinik araştırma destekçilerine, klinik araştırma kuruluşlarına, klinik araştırmalarda sahada görev yapan ekiplere ve hastalara hizmet etmek için veriye ve bilime dayalı insan deneyimine odaklanan sağlık çözümleri sunuyor. Yapay zekânın faydalarını işimizin tüm aşamalarında görüyoruz. Özellikle onkoloji ve kronik hastalık alanlarında yapay zekâ kişiselleştirilmiş ilaç stratejilerini geliştirmemiz konusunda da önemli rol oynuyor.”

“2020 yılından bu yana 2 milyar TL’den fazla klinik araştırma yatırımı yaptık”

AstraZeneca Türkiye Medikal Direktörü Dr. Deniz Ertürk Erem yaptığı açıklamada, “AstraZeneca olarak yenilikçi bir ilaç firması olmanın ötesinde sağlık hizmetleri ekosisteminde bir çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Bu ekosisteme liderlik etmeyi amaçlayan bir firma olarak; klinik araştırmalarımız ile yeni tedavilerin geliştirilmesine verdiğimiz katkılar, doğru kişilerin doğru testlere ve dolayısıyla doğru tedaviye ulaşmaları için yaptığımız iş birlikleri ve kanser hastalıklarının neden olduğu ekonomik yükü azaltmaya yönelik çalışmalarımız ile kanserin ölüm nedeni olmadığı bir geleceğin mümkün olduğuna inanıyoruz. Küresel olarak yeni tedavilere ve AR-GE çalışmalarına en fazla yatırım yapan şirketler arasındayız. Klinik çalışmalarımız ile farklı tümör tiplerinde erken müdahalenin sağlayabileceği avantajları ortaya çıkarmaya devam ediyoruz.

AstraZeneca Türkiye Medikal Direktörü Dr. Deniz Ertürk Erem

AstraZeneca Türkiye Medikal Direktörü Dr. Deniz Ertürk Erem

Son iki yıldır Türkiye’de en fazla sayıda klinik araştırma başlatan şirket olduğumuzu gururla paylaşıyoruz. 2020 yılından bu yana klinik araştırma yatırımlarında ciddi bir artış gerçekleştirdi ve son 4 senedeki toplam yatırım tutarımız 2 milyar TL’yi aştı. Türkiye’de yaklaşık 100 kişilik klinik araştırma kadromuz ve 50 kişilik medikal ekibimiz ile klinik araştırma faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Bugün Türkiye’deki klinik çalışmalarımızın yüzde 70’ini onkoloji tedavi alanında yürütüyoruz.

Onkoloji tedavi alanında 17 molekül, 19 endikasyon ile 2024 yılında 50’nin üzerinde aktif onkoloji klinik çalışma sayımızı, 2025 itibariyle 60’ın üzerine çıkararak, 1.700’den fazla hastaya ulaşmış olmayı hedefliyoruz. Hastaların umut verici yeni tedavilere erişimlerinin yeni yollarını keşfetmek ve klinik araştırmalarda ülkemizin bölgede lider konuma gelmesini desteklemek amacıyla onkoloji alanında 32 farklı şehirde klinik araştırma iş birlikleri yapıyoruz. Bu iş birliklerimiz içerisinde Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi gibi önemli merkezler de bulunuyor. Aynı zamanda, Sağlık Bakanlığı kontrolünde erken erişim programları ile ülkemizde henüz ruhsatlı olmayan yenilikçi tedavilerin hastalara ulaşmasını sağlıyoruz.” dedi.

“Çok paydaşlı yaklaşımlarla tanı ve tedavi süreçlerini hızlandırıyoruz”

Doğru tanı ve tedavi süreçlerinin desteklenmesi için multidisipliner çalışmalar yürüttüklerini de sözlerine ekleyen Dr. Erem, “Onkolojide hedefli tedavi için doğru tanının önemi gün geçtikte artıyor. Doğru hastanın doğru tanıyı almasında bilimsel uzlaşının rolü büyük. Ortak akılla oluşturulan yol haritalarının hastaların en hızlı şekilde tanı ve tedavi çözümlerine ulaşmasını sağlayacağına inanıyoruz. Bu kapsamda pek çok konsensus çalışması ve rehberin hazırlanmasına koşulsuz destekte bulunuyoruz.

Multidisipliner ekiplerle yaptığımız çalışmalarla, en son gelişmelerin benimsenmesini hızlandırmayı ve ekosistemdeki tüm paydaşların hasta yolculuğunu iyileştirmek için birlikte çalışmasını sağlamayı hedefliyoruz. Örneğin her biri alanında uzman olan beş dernek, verdiğimiz koşulsuz destek ile ilk defa bir araya gelerek Türkiye’de ilk kez yumurtalık ve prostat kanserini kapsayan Genetik Tanı Uzlaşı Raporu’nu hazırladı. Patoloji Dernekleri Federasyonu, Tıbbi Genetik Derneği, Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve Türk Üroonkoloji Derneği tarafından hazırlanan raporda her dört yumurtalık kanserinden birinin nedeninin kalıtsal olduğu belirtilirken prostat kanserinin de kalıtsal meme ve yumurtalık kanseri ile ilişkili olduğuna dikkat çekildi.

Genetik tanı alanındaki bu uzlaşı raporu, bu derece geniş kapsamda hekim derneklerinin bir araya gelerek yayınladıkları alanındaki ilk ve tek uzlaşı dokümanı olarak onkoloji alanında birçok kongre ve sempozyumda paylaşıldı ve referans olarak sunuldu. Araştırmalara sunduğumuz katkılar ve iş birliklerimiz ile kendi yetkinliklerimizi geliştiriyor, sağlığın geleceği ve ülkemizin bilimsel alanda temsiliyetini güçlendirmekten gurur duyuyoruz. AstraZeneca olarak önümüzdeki dönemde de yenilikçi tedavi çözümlerimiz, iş birliklerimiz, erken erişim programlarımız ve farkındalık kampanyalarıyla toplumu bilinçlendirmeye ve kanserin her türüne çare buluncaya dek bilim dünyası, akademi, kamu kurumları, hekim ve hasta dernekleri ile çalışmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

“Diyagnostik süreçlerin iyileştirilmesi için iş birlikleri ve projeler geliştiriyoruz”

Kanser hastalığının teşhis ve tedavisinde giderek önemi artan hususlardan bir tanesinin de diyagnostik süreçlerdeki gelişmeler olduğuna dikkat çeken Dr. Erem bu konuyla ilgili olarak da şunları söyledi: “AstraZeneca’da sağlığın geleceğinin kişiselleştirilmiş sağlık çözümleri olduğunun farkındayız. Bu doğrultuda ilaçların geliştirilme sürecinden hasta ile buluşmasına kadar her aşamada bilim ve teknolojinin sunduğu olanaklardan faydalanarak hedefli tedavi seçeneklerini geliştiriyoruz.

Kanser teşhis ve tedavisinde önemli bir yere sahip olan biyobelirteçlerin tespitlerinin kısıtlı olduğu kliniklerde yer alan hastaların testlere doğru ve zamanında erişimlerini iyileştirmek ve doğru hastanın doğru tedaviye ve kaliteli test imkânlarına ulaşması için koşulsuz desteğimizle ‘Diyagnostik Network’ projesi hayata geçirildi. Akciğer kanseri tanısı için doku biyopsisi alınan ancak tanı aldığı hastanede erişimi olmayan hastaların dokularının, bu lojistik destek programı kapsamında bu merkezlerden alınması, başka bir merkezde yapılması ve tekrar tanı aldıkları merkezlere iletilmesi sağlanıyor.

Sağlık ekosistemindeki tanı süreçlerini optimize edecek iş birlikleri ve projeler geliştirerek, doğru tanı ve tedavi sürecinde hasta deneyiminin iyileştirilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Hedefli tedavilerdeki gelişmeler ve bilimsel uzlaşı ile tanı ve tedavi süreçlerindeki ilerlemeler sayesinde pek çok kanser türünde sağ kalım oranlarının artacağına hatta kanser sebepli ölümlerin önüne geçileceği bir geleceğe bizi hazırlayacağına inanıyoruz. Kanser ekosistemine liderlik etmeyi amaçlayan bir firma olarak hastaların doğru tanı almalarını sağlamak ve tedavilere erken erişimi için kanseri ölüm nedeni olmaktan çıkarma vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla